Türkiye genelinde yaklaşık 8 bin 300 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) bulunuyor. Bunların önemli bir bölümünde bina yetersizliği, deprem güvenliği eksikliği, hasta mahremiyetini sağlamaya elverişsiz fiziki koşullar ve artan kira maliyetleri ciddi sorun oluşturuyor. Sahadan gelen bilgilere göre bazı ASM’lerde kan alma odalarında yeterli mekanik havalandırma yok, lavabosu olmayan çalışma alanları var, iki ya da üç sağlık çalışanı aynı odayı paylaşmak zorunda kalıyor. Tahliye edilen merkezlerde görev yapan personelin başka ASM’lerin mutfak, dinlenme odası veya ortak kullanım alanlarına yerleştirilmesi ise kalıcı çözüm değil; bu uygulamalar mevcut birimlerin koşullarını daha da zorlaştırıyor.
Dr. Ahmet Mehlepçi, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Biz ticaret yapmıyoruz. Aile Sağlığı Merkezleri ticarethane değildir. Burada verilen hizmet bir kamu sağlık hizmetidir. Buna rağmen sağlık hizmetinin sunulacağı binanın bulunması, uygun hâle getirilmesi ve giderek artan kira maliyetlerinin karşılanması konusunda önemli ölçüde sağlık çalışanlarının sorumluluk üstlenmesi bekleniyor. Bu kabul edilemez.”
Kartal 6 No’lu ASM, 2010 yılından bu yana 10 bini aşkın kayıtlı hastaya birinci basamak sağlık hizmeti sunuyor. Mevcut yapı penceresiz, mart ayından bu yana aylık 38 bin TL kira ödeniyor. Taşınmazın el değiştirmesinin ardından yeni mülk sahibi yaklaşık 150 bin TL aylık kira talep ediyor ve ihtarnameyle tahliye istemiş. Dr. Mehlepçi, bu durumun yalnızca Kartal’a özgü olmadığını, İstanbul’un farklı ilçelerindeki ASM’lerden de benzer şikâyetler geldiğini belirtti.
Dr. Ahmet Mehlepçi, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bir ASM’nin tahliye edilmesi yalnızca bir iş yerinin boşaltılması değildir. Binlerce yurttaşın yıllardır sağlık hizmeti aldığı merkezin ortadan kalkması, sağlık çalışanları ile hastalar arasında yıllar içinde kurulan ilişkinin zarar görmesi ve birinci basamak sağlık hizmetinin aksaması anlamına gelir.”
Büyükşehirlerde kamuya ait uygun ASM binalarının yetersizliği nedeniyle aile hekimleri kiralık mekânlarda hizmet vermek zorunda kalıyor. Sahadan gelen bilgilere göre aylık kira bedelleri 100–150 bin TL civarında, hatta bunun üzerinde örnekler bildiriliyor. Kira tek gider değil: elektrik, su, doğal gaz, temizlik, bakım ve onarım, personel, tıbbi malzeme ve büro giderleri de ekleniyor. “Sanal ASM” olarak adlandırılan, kamu binası bulunmadığı için kiralık mekânlarda faaliyet gösteren birimlerde bu mali yük özellikle ağır hissediliyor.
ASM kiraları için şeffaf veri çağrısı
Dr. Mehlepçi, Türkiye genelindeki ASM’lerin ne kadarının kiralık olduğunu, ortalama kira bedellerini, illere göre kira artışlarını ve kira giderlerinin ne kadarının kamu tarafından karşılandığını düzenli olarak açıklanmasını istedi. Bu verilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını talep etti.
Dr. Ahmet Mehlepçi, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği, aile hekimlerinin uygun bina bulabilmesine veya sürekli artan kiraları kendi imkânlarıyla karşılayabilmesine bağlı olmamalıdır. Depreme dayanıklı, erişilebilir, hasta mahremiyetini sağlayan ve sağlık hizmetinin gerektirdiği standartlara uygun merkezlerin kamu tarafından oluşturulması gerekir. Kamuya ait bina ve arsaların öncelikli olarak ASM ihtiyacının karşılanması amacıyla değerlendirilmesi çağrısında bulunuyorum.”
Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne çağrıda bulunarak şöyle konuştu:
“Aile Sağlığı Merkezleri ticarethane değildir. Sağlık hizmeti kira piyasasının ve mülk sahiplerinin inisiyatifine bırakılamaz. Kartal 6 No’lu ASM’de çalışan arkadaşlarımızın ve 10 bini aşkın hastamızın mağdur edilmesine göz yummayacağız. Kalıcı ve kamusal bir çözüm üretilmesini bekliyoruz.”
Birlik ve Dayanışma Sendikası, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sağlıklı ve güvenli koşullarda sürdürülebilmesi için konunun takipçisi olacağını duyurdu. Dr. Mehlepçi, ASM’lerin fiziki altyapısı ve kira sorununa yönelik ülke çapında kalıcı bir model oluşturulması gerektiğini vurguladı.