Talebin canlılığını koruduğu gayrimenkul sektöründe, artan maliyetler ve yüksek finansman giderleri satışları zorlaştırıyor. Özellikle kredi faizlerindeki yüksek seyir, konut alımını erteleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Sektörde gözler 2026 yılına çevrilirken, faiz oranlarında beklenen düşüşün piyasaya nasıl yansıyacağı merak konusu.
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, kredi faizlerinin satışlar üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çekerek, “Kredi oranlarının yüksek olmasından dolayı düşüşler en çok bu alanda görülüyor. 2025 yılına baktığımızda, 2024’e kıyasla yaklaşık 1 milyon 600 bin adet konut satışı gerçekleşti. Bu rakam aslında tarihi bir rekor. Kredi faizlerindeki en ufak bir değişim bile ipotekli satışların artmasına neden oluyor. 2026 yılı içerisinde banka mevduat oranları ve enflasyonla birlikte kredi faizlerinde düşüş beklentisi yüksek. Bu nedenle 2026’da faizleri çok farklı seviyelerde görebiliriz.” dedi.
TÜİK’in açıkladığı yüzde 1,4’lük düşüşün nedenlerine de değinen Araç, bu gerilemenin talep eksikliğinden ziyade krediye erişim sorunundan kaynaklandığını vurguladı. Araç, “Krediye ulaşım şu an çok zor. Kredi maliyetleri oldukça yüksek ve bankalar kredi musluklarını henüz tam anlamıyla açmış değil. Bu durum, vatandaşın ev alımını ertelemesine yol açıyor.” ifadelerini kullandı.
2026 yılında faizlerde beklenen düşüşün sektörde nasıl bir etki yaratacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Araç, özellikle ilk konut alımlarında hızlı bir hareketlenme yaşanabileceğini belirtti. Araç, “Kredi faizlerinin düşmesi, ilk konut satışlarını ciddi şekilde canlandırır. Şu anda satışların büyük kısmını ikinci el konutlar oluşturuyor” diyerek, olası faiz indiriminin sektör için kritik bir dönüm noktası olabileceğine işaret etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: