""
weather
26°
İnşaatın Nabzı Güncel Projeler Altın yükseldi, konut için kritik eşik yaklaşıyor

Altın yükseldi, konut için kritik eşik yaklaşıyor

Gayrimenkul Uzmanı Mert Başaran, altının son iki yıldaki yüzde 200'lük dolar bazlı artışının ardından önümüzdeki dönemde yatay seyir izleyebileceğini belirterek faizlerin yüksek olduğu dönemlerde konut alımının avantajlı olduğunu vurguladı.

Genel Yayın Yönetmeni
Altın yükseldi, konut için kritik eşik yaklaşıyor

Altın ve konut piyasalarındaki hareketlilik, birikimini değerlendirmek isteyen yatırımcıların portföy tercihlerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Özellikle altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması ve konut kredisi faizlerindeki beklentiler, "Altını bozdurup ev almak mantıklı mı?" sorusunu gündeme taşıdı. TGRT Haber'de yayınlanan Emlak Dünyası programına katılan Gayrimenkul Uzmanı Mert Başaran, her iki piyasanın geleceğine ilişkin kritik öngörülerde bulundu.

Başaran, altın fiyatlarının son iki yılda dolar bazında yaklaşık yüzde 200 artarak olağan uzun vadeli ortalamaların oldukça üzerine çıktığına dikkat çekti. Altının dolar bazında yıllık ortalama artışının genellikle yüzde 10 civarında gerçekleştiğini hatırlatan uzman, bu aşırı yükselişin sürdürülebilirliğinin zor olduğunu belirtti.

Önümüzdeki altı aylık süreçte altının yükseliş hızını kaybederek yatay bir seyir izleyebileceğini öngören Başaran, Türk Lirası bazında sınırlı artışların devam edebileceğini ancak geçmişteki gibi agresif bir hareket beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Kira maliyeti ve barınma ihtiyacı kararı etkiliyor

Yatırım kararının yalnızca varlık fiyatlarındaki değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Başaran, konutun altından farklı olarak doğrudan barınma ihtiyacını karşılayan bir araç olduğunu vurguladı. Kişinin kendisi, çocuğu veya ailesi için konut ihtiyacı bulunuyorsa mevcut fırsatların kaçırılmaması gerektiğini söyleyen uzman, küçük ölçekli de olsa bir gayrimenkul edinilmesinin uzun vadede avantaj sağlayacağını kaydetti.

Konut satın alma kararında gelecekte ödenecek kira bedellerinin de hesaba katılması gerektiğine işaret eden Başaran, eğitim amacıyla başka bir şehirde yaşayan çocuklar üzerinden somut bir örnek sundu. Aylık 30-40 bin lira seviyesindeki kira ödemelerinin yıllık maliyetinin yaklaşık 500 bin liraya ulaştığını belirten Başaran, dört yıllık bir eğitim sürecinde toplam kira yükünün 2 milyon liraya yaklaşabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle uygun fiyatlı bir konutun satın alınabilmesi durumunda, bunun sadece bir yatırım aracı değil, gelecekteki barınma maliyetlerini düşürecek bir varlık olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

"Mal ne zaman alınır? Faizler yüksekken alınır"

Konut piyasasında zamanlamanın önemine değinen Başaran, yüksek faiz dönemlerinin gayrimenkul alımı için fırsat yaratabileceğini savundu. Faizlerin düşmesiyle birlikte konut talebinin yeniden canlanacağını ve bunun fiyatlara yansıyacağını belirten uzman, birden fazla faiz indirimi gerçekleşirse bugünkü fiyatlardan konut bulmanın zorlaşabileceği uyarısında bulundu.

Başaran, konutun ne zaman alınması gerektiği sorusuna net bir yanıt verdi:

“Mal ne zaman alınır? Faizler yüksekken alınır.”

Faizlerde iki kez indirim gerçekleşmesi halinde aynı konutların aynı fiyatlardan bulunamayabileceğini savunan Başaran, sadece kredi faizinin düşmesini beklemenin her zaman daha avantajlı olmayabileceğini belirtti. Uzman, seçim öncesinde faizlerin yüzde 26-27 seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngördüğünü söyledi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda konut fiyatlarında ciddi bir hareket yaşanabileceğini ifade eden Başaran, daha düşük faiz avantajının daha yüksek konut fiyatlarıyla dengelenebileceğine dikkat çekti.

Enflasyon ve enerji fiyatları belirleyici olacak

Konut piyasasının faizlere duyarlılığına değinen Başaran, yüksek faizlerin üretim ve tüketim başta olmak üzere ekonominin birçok alanını baskıladığını belirtti. Faizlerin düşmesi halinde ekonomik aktivitenin rahatlayacağını savunan uzman, ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisinin faiz indirimlerini zorlaştırabileceğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde faiz, enflasyon ve enerji fiyatlarının seyri hem konut talebinin hem de gayrimenkul fiyatlarının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak. Altının güçlü performansının ardından daha sakin bir döneme girebileceği öngörüsü, altın birikimi bulunan yatırımcıların gayrimenkul seçeneğini, özellikle de barınma ihtiyacı ve kira maliyetlerini göz önünde bulundurarak yeniden değerlendirmesine neden olabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız