Tasarruf finansman sektöründe kişilerin yapabileceği sözleşme sayısına ve alabileceği finansman tutarına üst sınırlar getirilmesi planlandığı iddia ediliyor. 1 Ekim 2026'da yürürlüğe gireceği öne sürülen düzenlemeyle, faizsiz konut ve otomobil alım sisteminde yeni bir dönemin başlayacağı belirtiliyor.
Yeni düzenlemeyle bir kişinin en fazla bir taşıt ve bir konut veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmesi yapabilmesi hedefleniyor. Bu kural uyarınca, bir kişinin toplamda ikiden fazla aktif sözleşmesi olamayacak.
İddialara göre, taşıt finansmanı için üst sınır 6 milyon 250 bin lira olarak belirlenecek. Konut veya iş yeri finansmanında bu rakam 62 milyon 500 bin liraya çıkarken, bir kişinin tüm sözleşmelerinin toplamı da 62 milyon 500 bin lirayı aşamayacak.
Mevcut sistemde, tasarruf finansman şirketleri talep edilen tutarın yaklaşık yüzde 7'si kadar bir hizmet bedeli alıyor. Tapu harcı gibi devlete ödenen masraflar dışında ek bir ücret talep edilmiyor. Katılımcılar, belirledikleri taksitlerle birikim yaparak konut veya otomobil sahibi olabiliyor.
Sektör temsilcisi düzenlemeyi yorumladı
Adil Tasarruf Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Yüksel, konuya ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Yüksel, "Bu düzenleme, tasarruf finansmanı sektöründe adet odaklı büyüme döneminden değer odaklı büyüme dönemine geçişin işaretlerinden biri. Artık önemli olan müşteriye mümkün olduğunca fazla sözleşme yapmak değil, müşterinin gerçek ihtiyacına uygun doğru finansman çözümünü sunmak. 1 Ekim itibarıyla getirilen düzenlemeyi, tasarruf finansmanı sektörünün büyümesini sınırlayan bir adım olarak değil, sistemin daha sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesini sağlayacak bir çerçeve olarak değerlendiriyoruz." dedi.
Yüksel, finansman limitlerine de değinerek, "Burada özellikle dikkat çekici olan, konut ve çatılı iş yeri tarafındaki 62,5 milyon TL'lik üst limitin, araç tarafındaki 6,25 milyon TL'nin oldukça üzerinde olması. Bu da sistemin özellikle konut ve iş yeri ediniminde yüksek tutarlı finansman ihtiyacına cevap verme kapasitesinin korunduğunu göstermekte. Dolayısıyla biz bu düzenlemeyi 'daha az müşteri' ya da 'daha az finansman' olarak değil, müşteri başına daha doğru finansman, daha güçlü finansal disiplin ve daha kaliteli büyüme olarak yorumluyoruz." ifadesini kullandı.
Ekrem Yüksel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Son olarak önümüzdeki dönem şirketlerin rekabeti, müşteriye kaç tane sözleşme sattığı üzerinden değil; müşterinin ihtiyacını ne kadar doğru analiz ettiği, finansmana ne kadar hızlı ulaştırdığı ve tasarruf sürecini ne kadar iyi yönettiği üzerinden şekillenecek."