Sektör temsilcileri ve hukukçular, inşaat aşamasındaki konut projelerinden mülk edinen kişileri, noter onayı bulunmayan ve "adi yazılı sözleşme" olarak tanımlanan belgelerin hukuki geçersizliği nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlere karşı uyardı. Taraflar arasında imzalanan ancak resmi nitelik taşımayan bu belgelerin birikimlerin kaybedilmesine yol açabildiği belirtildi.
Halk arasında "helvacı kağıdı" olarak da bilinen bu tür sözleşmelerin hukuken bir geçerliliği bulunmadığı kaydedildi.
Noter tasdikli sözleşme güvencesi
Uzmanlar, hukuki güvence için sözleşme imzalanmadan önce projenin inşa edileceği arsanın tapu kayıtlarının incelenmesini öneriyor. Arsa üzerinde ipotek, haciz veya şerh bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı. En güvenli yöntemin, anlaşmanın noter huzurunda "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" olarak resmiyete dökülmesi olduğu ifade edildi.
Müteahhit firmanın geçmişi incelenmeli
Mağduriyet yaşanmaması adına müteahhit firmanın finansal gücü ve geçmiş projeleri hakkında araştırma yapılması tavsiye ediliyor. Şirketin projeyi öz sermaye veya banka kredisiyle mi yürüttüğünün öğrenilmesi gerektiği belirtildi. Firmanın daha önce tamamladığı projelerdeki iskan durumu ve teslimat sürelerinin de incelenmesinin önem taşıdığı aktarıldı.
Tapu devri ve teslim tarihi
Satın alınacak daireye karşılık gelen arsa payının tapuda alıcı adına devredilmesinin en sağlam güvencelerden biri olduğu ifade edildi. Hak kaybı yaşanmaması adına teslim tarihinin ve yapıya ilişkin garanti sürelerinin sözleşmede net olarak belirtilmesi gerektiği kaydedildi.