Düğün sezonu yaklaşırken salon sahipleri fiyatları revize etmek zorunda kaldı

Ramazan ayının ardından başlayacak düğün sezonunda yaklaşık 1 milyon civarında çiftin evleneceği tahmin ediliyor. Ancak, yüksek enflasyon nedeniyle alım gücü düşen vatandaşın kiralamakta zorlandığı düğün salonlarının sahipleri de artan maliyetler nedeniyle para kazanamadıklarını söylüyor.

Pandeminin ilk döneminde durma noktasına gelen düğün sektörü, 2021'de toparlanma yaşarken, 2022'de girdi maliyetlerinin artması nedeniyle yeniden zora düştü. Rezervasyonlar yüzde 60-70 civarında olmasına rağmen düğün salonu işletmecileri zararda olduklarını söylüyor. Sektörün yaşadığı zorlukları İstanbul Düğün Salonları Toplantı ve Davet Organizatörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sönmez ile 22 yıldır düğün salonu işletmecisi Ayhan Gül anlattı.

 

"BİZİM İÇİN ZORLU SÜREÇ DAHA BİTMEDİ"

"Artan döviz ve altın fiyatlarının düğünlere katılımları da etkilediğini belirten İstanbul Düğün Salonları Toplantı ve Davet Organizatörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sönmez, düğün sektörünün yaşadıkları sıkıntıları şöyle aktardı:

 

Bizim sektörümüz pandemide yara alan sektörlerin başında geliyor. Birikmiş olan düğünlerimiz ve ön rezervasyonlarla 2022’deki rezervasyonlarımızdaki doluluk oranı şu an itibariyle yüzde 60-70 civarında. Ancak bizim için zorlu süreç daha bitmedi. Girdi maliyetlerimiz arttı. Bu da bizim fiyatlarımıza yansıdı. Çiftler düğün salonu tutmakta baya zorlanıyorlar. Maliyetlerin azalması için düğün sektöründeki KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesine talep ediyoruz.

 

"FİYATLARIMIZI REVİZE ETMEK ZORUNDA KALDIK"

Şu anda Türkiye'deki emtia giderlerindeki yükseliş ve girdi maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle düğün fiyatlarımızda mecbur revize etmek zorunda kaldık. Pandemi öncesinde de sektör olarak almış olduğumuz bir karar vardı. Bu karar çerçevesinde elimizden geldiği kadar fiyatlarımızdaki güncellemeleri minimum değerlerde tutarak çiftlerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz. 

 

Çiftlerimize bir çağrımız olsun. Mümkün olduğunca ön rezervasyonlarını yaparak bir an önce düğün salonlarını tutsunlar. Çünkü gelecekle ilgili hiç kimsenin bir öngörüsü olmadığı gibi bizim de fiyatlar konusunda bir öngörümüz yok. Bugün itibariyle sözleşmelerini yapmış olanlar gelecek olan fiyat artışlarından etkilenmeyecek.

"DÜĞÜN FİYATLARI 10 BİN İLA 100 BİN TL CİVARINDA"

Salonun olduğu ilçe, düğünde kullanılan argümanlar, ikram seçenekleri düğünün fiyatını belirliyor. Çiftlerimiz bugün 10 bin lirayla 100 bin lira arasından düğün yapabilir. Fiyatları arttıran bazı etkenler var. Bir yağ krizi yaşadık akabinde bir şeker krizi oldu. Pastalarımızda en çok kullanılan ürünler bunlar. İkincisi; salonlarımızda kullanmış olduğumuz elektrik yüzde 50 oranında arttı. Her düğünü 4’er saat sürüyor buraların aydınlatması için harcanan elektrik en büyük giderlerimizden bir tanesi oldu.

"DÖVİZ VE ALTIN FİYATLARININ YÜKSELMESİ DÜĞÜNLERE KATILIMI ETKİLİYOR" 

Düğün sahiplerinin, gittikleri düğünlerde taktıkları takıların gelmeyeceğine dair endişesi var. ‘Ben 70-80 düğüne katıldım. Bu düğünlere o günün şartlarıyla birer çeyrek taktım. Başkanım bu insanların yüzde 50 gelse salon fiyatının önemi yok’ diyor. Şu andaki en büyük kaygılardan bir tanesi de bu düğüne katılım oranları. İnsanlar davet edildikleri düğünlere katılmak istiyor ama bütçeleri bunları karşılayacak durumda değil. Düğün sahipleri, misafirlerine misafirler de düğün sahiplerine mahcup olmak istemiyor. Dövizlerin yükselmesi, altın fiyatlarının yükselmesi düğünlere katılımı etkiliyor."

Düğün salonu işletmeciliğinin ileri dönük rezervasyon aldığına dikkat çeken 22 yıllık düğün salonu işletmecisi Ayhan Gül, 7-8 ay önce verdiği fiyatlar nedeniyle bazı düğünleri para kazanmak bir yana ekside kalmamak için yapmak zorunda kaldıklarını söyledi. Gül, yaşadıklarını şöyle aktardı:

"ELEKTRİK GİDERİMİZ 3 KATINA ÇIKTI"

En büyük girdi kalemlerimizden biri elektrik. Son zamlarla elektrik giderimiz 3 katına çıktı. Bunun bir sebebi de düğün salonları olarak daha pahalı saatlerde elektrik kullanıyoruz. İkinci gider kalemimiz kira, çünkü büyük metrekarelerde hizmet veriyoruz. Kira girdilerimizin yanında personel ve kullandığımız malzemeler zamlandı. Şekere ve yağa zam geldiğinde otomatik olarak pastamız, kolamız, böreğimiz, kurabiyemiz de zamlanıyor.

"7-8 AY ÖNCE YAPTIĞIMIZ REZERVASYONLARDAN PARA KAZANAMIYORUZ"

Salonları 7-8 ay önceden kiralıyoruz. Yani ileriye dönük rezervasyon yapıyoruz. Böyle olunca da tabii şubatta, martta para kazanamadık ve ilerleyen dönemlerde de kazanamayacağız. Bence mayıs ve haziran ayında da yaptığımız işlerden para kazanamayacağız. Çünkü, biz bu işleri 7-8 ay önceden aldık. O günkü koşullarda girdilerimiz bu kadar yüksek değildi. Ülkenin ekonomik şartları mesela enflasyon yüzde 6-7 civarındaydı. Şu anda resmi enflasyon yüzde 60’larda. Doğal olarak geçmişte yaptığımız rezervasyonlardan para kazanamıyoruz. Hatta ekside yaptığımız işler bile oluyor. Müşteriden fiyat farkı talep edemiyoruz ama müşteri tüketici kanununa göre sözleşmesini iptal edebiliyor. Ama biz sözleşmeyi günün şartlarına uyduramıyoruz. Haliyle de bu haziran sonuna kadar yapılan işlerde para kazanamayacağız.

"REZERVASYONLAR DÜŞTÜ"

Biz de tabii fiyatlarımızı ileriye dönük revize ettik. O yüzden rezervasyonlar düştü ve daha da düşeceğini de tahmin ediyorum. Daha önce 15-20 bin arasında verdiğimiz düğünler şu anda 25-30 bine çıktı. Bu fiyatlarında eylül, ekim, kasım aylarında bizi kurtarıp kurtarmayacağını bilemiyoruz. Ama sonuçta biz bir fiyat vermek zorundayız. Bunu da işte olabildiğince minimize ettik. Ama ne kadar kurtarır o şartlarda? Gerçekten emin değilim.