Türkiye ile İran arasındaki inşaat demiri ticaret ağı, fiyat farkları ve standart uyumluluğu açısından mercek altına alındı. ABD'nin Tahran yönetimine uyguladığı yaptırımlara rağmen, 7214 GTİP kodlu inşaat demirlerinin Türkiye'ye ithalatını doğrudan yasaklayan bir mevzuat bulunmuyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ticari akışın kesintisiz devam etmesine olanak tanıyor.
Sahadan edinilen bilgilere göre, İranlı tedarikçiler Türk alıcılarına rekabetçi fiyatlar sunuyor. İletişime geçilen firma, Gaziantep teslimi için ton başına 23 bin Türk Lirası fiyat teklifi sundu. Aynı dönemde yerli satıcılarda inşaat demirinin ton fiyatı ortalama 35 bin Türk Lirası seviyesinde seyrediyor. Aradaki 12 bin liralık fark, özellikle büyük ölçekli projelerde maliyet hesabını önemli ölçüde etkiliyor.
Ucuz ithalatın önündeki teknik engel ise kalite standartları. İran'dan gelen demirin Türkiye'deki şantiyelerde kullanılabilmesi için TS 708 standardını karşılaması ve projelerde aranan B420C özelliklerini taşıması şart koşuluyor. Geçmiş dönem verileri ve saha gözlemleri, bu ürünlerin özellikle Türkiye'nin doğusunda ve güneydoğusunda yoğun ilgi gördüğünü ortaya koyuyor.
Maliyet avantajı ve kullanım alanları
Görüşülen tedarikçi, sevkıyatların ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu illerine yapıldığını ve bu kapsamda deprem bölgesindeki projelerin de hedef markette yer aldığını belirtti. Fiyat farkının projelere yansıması ise dikkat çekici boyutlarda. Yapılan hesaplamalara göre, 20 daireli bir apartman projesinde inşaat demirinin yerli üretim yerine İran'dan temin edilmesi, inşaat sahibine ortalama 1.5 milyon Türk Lirası tasarruf sağlıyor.