Son yıllarda konut ve arsa fiyatlarında yaşanan yükseliş, ailelere intikal eden mirasların ekonomik boyutunu köklü bir şekilde değiştirdi. Geçmişte kardeşler arasında "ev birimizde kalsın, diğerlerine ödeme yapılır" şeklinde çözülebilen paylaşım süreçleri, günümüzde milyonlarca liralık değerler söz konusu olduğunda kriz noktalarına dönüşüyor. Taşınmazlar artık sadece manevi bir hatıra değil, her mirasçı için ciddi bir finansal varlık olarak görülüyor.
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin aktardığı bilgilere göre; evde oturan mirasçının diğer paydaşların hisselerini satın alacak nakit gücüne sahip olmaması anlaşmazlıkları derinleştiriyor. Sorun yalnızca yeni vefatlarla sınırlı kalmıyor, yıllardır paylaşılamayan mülkler nesiller boyu devredilerek daha karmaşık bir yapıya bürünüyor.
Hissedar sayısı arttıkça ortak karar mekanizması tıkanıyor
İlk kuşakta iki veya üç kişiyle başlayan ortaklık yapısı, çocuk ve torunların da mirasçı olmasıyla kalabalık bir tabloya evriliyor. Hissedar sayısındaki artış, taşınmazın satılması, kullanılması veya tek elde toplanması konusunda mutabakat sağlanmasını güçlendiriyor. Hayat pahalılığı ve enflasyonist ortam, mirası duygusal bağlardan koparıp salt ekonomik bir beklentiye dönüştürüyor. Bireyselleşmenin etkisiyle aynı çatı, bir kardeş için "aile yuvası" anlamını taşırken diğeri için yüksek getiri potansiyeli olan bir yatırım aracına dönüşebiliyor.
Adalet Bakanlığının verileri, uyuşmazlıkların boyutunu rakamlarla ortaya koyuyor. Son bir yılda ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında 23 bin 306 başvuru ara buluculuk sürecinde anlaşmayla sonuçlandı. Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında ise 4 bin 634 dosyada taraflar uzlaştı. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulması yasal zorunluluk haline geldi.
Ancak ara buluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda mirasçıları uzun ve yorucu bir hukuk mücadelesi bekliyor. 2025 yılı adliye faaliyet raporları, miras kaynaklı ortaklığın giderilmesi davalarının mahkemelerde yüzlerce gün sürdüğünü gösteriyor.
Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde bu tür davaların ortalama sonuçlanma süresi 686 gün olarak kaydedildi. Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde ise bu süre 842 güne çıkıyor. İstanbul Anadolu Adliyesinin 2025 faaliyet raporuna göre, bazı Sulh Hukuk Mahkemelerinde "Ortaklığın Giderilmesi (Miras Nedenli)" davalarının ortalama sonuçlanma süresi 1.652 gün olarak belirlendi. Bu durum, sürecin yaklaşık 4,5 yıl sürdüğü anlamına geliyor. Aynı raporda farklı mahkemelerde 432 ve 502 günlük süreler de dikkat çekiyor. Erzurum'daki 2025 faaliyet raporlarında ise benzer davaların 609, 670 ve 659 gün sürdüğü görülüyor.
Gayrimenkulün piyasa değerindeki artış, tarafların geri adım atmasını zorlaştırıyor. İki milyonluk bir mülkün paylaşımı ile 15 milyonluk bir mülkün paylaşımı arasında yaratılan ekonomik gerilim aynı düzeyde değil. Rakamlar büyüdükçe sabır azalıyor; bir taraf acil satış isterken diğeri fiyatların daha da artmasını bekleyebiliyor. Arsanın imar durumu, kira getirisi ve gelecekteki değerleme beklentileri de tarafların mülke biçtiği değeri farklılaştırarak çatışmayı körüklüyor.
Avukatlar ara buluculuğun zaman ve maliyet avantajına dikkat çekiyor
Avukat Ali Kayaoğlu, özellikle yüksek değere ulaşan konut ve arsaların mirasçılar arasında ciddi ekonomik paylaşım problemine dönüşebildiğini belirterek, dava yoluna gitmeden önce ara buluculuğun önemli bir imkan sunduğunu ifade etti. Kayaoğlu, taşınmazın bir mirasçıda kalması, diğer hissedarların paylarının satın alınması veya satış konusunda anlaşılması gibi seçeneklerin zaman ve maliyet açısından avantaj sağlayabileceğini söyledi. Hukukçular da tapudaki hisse yapısının ve taşınmazın güncel değerinin önceden netleştirilmesinin uzlaşmayı kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.