Pandemi sonrası dönemde küresel çapta görülen konut talebi, merkez bankalarının uyguladığı sıkı para politikaları ve rekor seviyelere ulaşan kredi faizleri nedeniyle yerini durgunluğa bıraktı. Borçlanma maliyetlerinin artması, hem ABD hem de Türkiye piyasalarında satıcıların fiyat beklentilerini revize etmesine neden oluyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 30 yıllık sabit mortgage faiz oranlarının yüzde 7,5 seviyesine yaklaşması, alıcıların satın alma gücünü önemli ölçüde kısıtladı. Gayrimenkul veri platformu Redfin'in gerçekleştirdiği analiz, piyasadaki mevcut evlerin yüzde 21'inden fazlasının sahibinin fiyat etiketini aşağı yönlü güncellediğini ortaya koydu. Satışa sunulan mülklerin piyasada kalış sürelerinin uzaması, satıcıları daha gerçekçi fiyatlandırmaya gitmeye ve pazarlık marjlarını genişletmek zorunda bırakıyor.
Türkiye'de nakit alıcılar avantajlı konumda
ABD'deki bu tablo, Türkiye'deki gayrimenkul piyasasıyla paralellik gösteriyor. Türkiye'de konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi ve kredili satışların tarihin en düşük seviyelerinde gerçekleşmesi, nakit gücü bulunan alıcıları öne çıkarıyor. Yüksek mevduat getirileri alternatif yatırım aracı olarak değerlendirilirken, nominal fiyat artışlarının yavaşlaması ve reel bazda yaşanan düşüşler satıcıları taviz vermeye itiyor.
Küresel ölçekte şekillenen bu alıcı piyasası dinamiği, Türkiye'de de fiyat beklentilerinin aşağı yönlü hareket etmesine katkı sağlıyor. Stok birikiminin yaşandığı ve satıcıların geri adım attığı 12 büyükşehir bölgesi arasında Tampa, Indianapolis, San Antonio, Dallas, Austin, Portland, Minneapolis, Seattle, Fort Worth, Houston, Boston ve Jacksonville yer alıyor. Finansman koşullarının ve faiz oranlarının mevcut seviyelerini koruması durumunda, hem küresel hem de yerel piyasalarda alıcı lehine sürecin bir süre daha devam edeceği öngörülüyor.