İstanbul'un Bakırköy ilçesinde, barınma maliyetleriyle mücadele eden ailelere yönelik dikkat çeken bir konut ilanı yayımlandı. Yeşilköy Mahallesi'nde bulunan bir dairenin sahibi, maddi durumu yetersiz olan bir aileyi hem kira derdinden hem de kış aylarındaki ısınma giderlerinden kurtarmayı taahhüt etti.
İlanda, evin sadece tek maaşla idare eden ve çocuğu bulunan ailelere verileceği vurgulandı. Ev sahibinin önceliğinin, ekonomik zorluklar nedeniyle barınma giderlerini karşılamakta güçlük çeken hanelere destek olmak olduğu ifade edildi. Başvuru yapacak ailenin maddi durumunun iyi olmamasının yanı sıra, konutu özenli kullanması ve komşuluk ilişkilerinde saygılı davranması gerektiği şart koşuldu.
Vasiyetle güvence altına alınan 10 yıllık sözleşme
İlanın en dikkat çekici detayı, daire için herhangi bir kira bedeli talep edilmemesi oldu. Ev sahibi, kış aylarında oluşacak doğalgaz faturalarını da kendisinin karşılayacağını belirtti. Bu düzenlemeyle seçilecek ailenin aylık kira ve ısınma masrafı gibi temel giderlerden muaf tutulması hedefleniyor. Ancak elektrik, su, aidat ve diğer ortak giderlerin kim tarafından karşılanacağına ilişkin ilanda ayrıntılı bilgi yer almıyor.
Ev sahibinin yardımını uzun vadeli kılmak istediği açıklamasına yansıdı. Kira sözleşmesinin 10 yıl veya daha uzun süreli yapılması planlanırken, mal sahibinin vefat etmesi durumunda dahi sözleşme süresince aileden kira alınmamasını çocuklarına vasiyet ettiği kaydedildi. Bu koşulun, desteğin geçici değil kalıcı olmasını sağladığı belirtilse de vasiyetin hukuki niteliği ve mirasçılar açısından bağlayıcılığına dair resmi bir belge paylaşılmadı.
Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesine göre belirli süreli konut kira sözleşmelerinde kiracı, sürenin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılıyor. Kiraya veren ise sadece sözleşme süresinin dolmasına dayanarak kiracıyı tahliye edemiyor. Öte yandan kanunun 299. maddesinde kira sözleşmesi, bir bedel ödeme yükümlülüğü karşılığında kullanım hakkının bırakılması olarak tanımlanıyor. Ücretsiz konut tahsisinin hukuki niteliğinin standart kira sözleşmesinden farklı değerlendirilebileceği ve kullanım hakkının güvence altına alınabilmesi için sözleşme koşullarının açıkça belirlenmesi gerektiği hukuki uzmanlarca vurgulanıyor.
Başvuruda bulunmak isteyen ailelerin maaş bordrosu ve çocuklarına ilişkin bilgilerle birlikte ilgili ofise müracaat etmeleri istendi. Bu belgelerle başvuru sahiplerinin ekonomik durumunun ve ilanda belirtilen aile koşullarını karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi amaçlanıyor. İlanın güncel durumu, dairenin hangi aileye tahsis edileceği ve ev sahibinin koşulları resmi sözleşmeye dönüştürüp dönüştürmediği bağımsız kaynaklardan doğrulanamadı. Başvuru yapmayı düşünenlerin ilanı yayımlayan ofisin yetkisini ve konutun mülkiyet bilgilerini kontrol etmesi, kişisel belgelerini yalnızca güvenilir kanallar üzerinden paylaşması öneriliyor.