İstanbul’da kamu eliyle yürütülen kiralık sosyal konut projesinin ilk etabında yer alan 1.071 daire, aylık 10 bin TL’den başlayan ücretlerle üç yıllık sözleşmeyle kiraya verilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yüksek kiraları aşağı çekmeyi amaçladığı uygulama için başvurular 25 Eylül’e kadar devam edecek.
Projeye sadece evli, hane geliri 100 bin TL’yi geçmeyen ve üzerine kayıtlı konutu bulunmayan vatandaşlar müracaat edebilecek. Daha önce TOKİ ile konut sözleşmesi yapmış olanların başvuruları ise kabul edilmeyecek. Kura sürecinin ardından konutların ekim ayında hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.
İlk etapta Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören’de 360; Maltepe, Tuzla ve Kartal’da 330; Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar’da 291; Arnavutköy’de ise 90 konut kiralanacak. Model kapsamında mülkiyet TOKİ’de kalırken, hak sahipleri devletin kiracısı statüsünde olacak.
Uzmanlardan ölçek eleştirisi
Türkiye genelinde eylül ayı itibarıyla ortalama konut kiralarının 28 bin TL seviyesini aştığı belirtiliyor. Yaz dönemindeki öğrenci dönüşü, tayinler ve evlilik sezonu gibi faktörlerle mayıs-ağustos arasında kiraların yüzde 11 oranında arttığı hesaplanıyor. Bu tablo karşısında 10 bin TL’lik kamu kira bedeli piyasa ortalamasının oldukça altında bir seçenek sunuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, projenin duyurulması sırasında uygun fiyatlı kiralık konut arzının piyasadaki fahiş kiraların düşmesine katkı sağlayacağını ifade etmişti. Devlet tarafından belirlenen referans fiyatın, özel mülk sahiplerinin kira belirleme davranışları üzerinde psikolojik bir baskı oluşturması hedefleniyor.
Ancak gayrimenkul uzmanları Dr. Ahmet Büyükduman ve Seçil Akbaş, projenin sosyal faydasını kabul etmekle birlikte İstanbul’daki genel kira seviyesini değiştirmesinin beklenmemesi gerektiğini vurguluyor.
Seçil Akbaş, milyonlarca hanenin yaşadığı İstanbul’da 15 bin konutluk hedefin toplam piyasanın çok küçük bir dilimini oluşturduğunu belirtiyor. Akbaş’a göre yalnızca fiyat müdahalesiyle kalıcı bir düşüş sağlanamaz; hem sosyal hem de özel sektörde kiralık konut arzının artırılması, inşaat maliyetlerinin düşürülmesi ve yatırımcı için güvenli bir ortam yaratılması şart.
Dr. Ahmet Büyükduman ise Türkiye’nin yıllık yaklaşık 300 bin kiralık konut ihtiyacı bulunduğunu hatırlatarak bu açığın sadece kamu kaynaklarıyla kapatılamayacağını söylüyor.
Büyükduman, ev sahibi-kiracı ilişkilerinde yeni bir hukuki çerçeve önerirken, TOKİ modelindeki üç yıllık kiracılık süresinin özel piyasada da uygulanabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre böyle bir düzenleme, ev sahibinin kirayı uzun süre güncelleyememe riskini azaltarak yatırım iştahını canlı tutabilir.
Hükümet, İstanbul’daki uygulamayı başlangıç olarak görüyor ve modeli zamanla 81 ile yaymayı hedefliyor. 25 yıllık planda Türkiye genelinde 500 bin kiralık sosyal konut üretilmesi öngörülse de uzmanlar, asıl çözümün arz açığının kapatılmasından geçtiği konusunda hemfikir.