Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), deprem gerçeği ve yapı güvenliği ihtiyacına karşı "Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin" manifestosuyla endüstriyel dönüşüm çağrısı yaptı. Dernek, yapı stokunda yüzde 3-5 seviyesinde bulunan çeliğin payını beş yıl içinde en az yüzde 15'e çıkarmayı amaçlıyor.
Türkiye'nin 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci, Avrupa'nın ise ikinci büyük üreticisi olduğu hatırlatıldı. Mevcut sanayi gücünün yüksek katma değerli yapısal çelik sistemlerine ve tamamlanmış yapı ihracatına dönüştürülmesi planlanıyor.
TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, kentsel dönüşümü yalnızca mevcut yapı stokunun yenilenmesi olarak değil, ülkenin üretim gücünü ve sanayi kapasitesini harekete geçirecek stratejik bir fırsat olarak görmeleri gerektiğini vurguladı. Şimşek, konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Kentsel dönüşümü yalnızca mevcut yapı stokunun yenilenmesi olarak değil, Türkiye'nin üretim gücünü, mühendislik birikimini ve sanayi kapasitesini harekete geçirecek stratejik bir dönüşüm fırsatı olarak ele almalıyız. Yapı üretimini şantiyelerden modern fabrikalara taşıyıp, modüler çelik ve yapısal çelik sistemlerini yaygınlaştırarak şantiye süresini 3'te bire indirebiliriz.”
Yılda 500 bin konut üretimi için 3,5 milyon ton yapısal çeliğe, 120 bin kişilik insan kaynağına ve 20 bin metrekare büyüklüğünde 135 fabrikaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin 50 milyon tonluk çelik üretim kapasitesinin bu hedefin ölçeklendirilmesi için potansiyel sunduğunu kaydetti.
İhracatta tamamlanmış yapı hedefi
Üretim alışkanlıklarının değiştirilerek modüler çelik yapı endüstrilerinin kurulması durumunda dirençli yapılara kavuşulabileceğini ve ihraç edilebilir yeni bir endüstri oluşturulabileceğini söyleyen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“3 yılda 1 milyon modüler çelik konut üretmemiz mümkün. Üretim alışkanlıklarımızı değiştirip modüler çelik yapı endüstrilerini kurduğumuzda, mevcut kaynaklarımızı ve tercihlerimizi dönüştürerek dirençli yapılara kavuşabilir, aynı zamanda ihraç edilebilir yepyeni bir endüstri kurabiliriz.”
TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürel de mevcut alışkanlıklarla geleceğin ihtiyaçlarına cevap verilemeyeceğini belirterek kamu, sanayi, mühendislik ve yatırım dünyasını ortak hedef etrafında buluşmaya çağırdı. Dernek, yapı fabrikaları aracılığıyla yalnızca inşaat malzemesi değil, tamamlanmış yapı ve teknoloji ihracatını da büyütmeyi hedefliyor.
Melih Şimşek, inşaat malzemesi üretim gücünün yapı üretimine taşınmasıyla Türkiye'nin küresel pazarlarda tamamlanmış yapılarıyla söz sahibi olacağını ifade etti:
“İnşaat malzemesi üretim gücümüzü yapı üretimine taşımayı, üretim, mühendislik ve teknolojiyi buluşturarak Türkiye'yi yalnızca inşaat malzemesi ihraç eden değil, tamamlanmış yapılarıyla da küresel pazarlarda söz sahibi olan bir ülke konumuna taşımayı hedefliyoruz.”