""
weather
39°
İnşaatın Nabzı Güncel Projeler Türkiye'nin Konutları Dönüşüyor: Enerji Tüketimi Yüzde 39 Azalacak

Türkiye'nin Konutları Dönüşüyor: Enerji Tüketimi Yüzde 39 Azalacak

Kurum, Hatay'da düzenlenen 'Türkiye'nin 31'inci Taraflar Konferansı'na (COP31) Giden Yolu: Dirençli Şehirler Paneli'nde önemli açıklamalarda bulundu.

Genel Yayın Yönetmeni
Türkiye'nin Konutları Dönüşüyor: Enerji Tüketimi Yüzde 39 Azalacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde inşa edilen yarım milyona yakın konutun "neredeyse sıfır enerjili" tasarımlarla enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu ise yüzde 38 düşürdüğünü açıkladı. Bakan Kurum, bu sürdürülebilir modelin 81 ilin tamamında uygulanacağını belirtti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay'da düzenlenen 'Türkiye'nin 31'inci Taraflar Konferansı'na (COP31) Giden Yolu: Dirençli Şehirler Paneli'nde önemli açıklamalarda bulundu. Panele, farklı ülkelerden bakanlar ile Birleşmiş Milletler ve AB gibi uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Kurum, söz konusu programın sadece bir açılış olmadığını, şehirlerin geleceği, dünyanın korunması ve çocukların istikbali için güçlü bir irade ortaya koyduklarını ifade etti.

"Yolculuğumuzun Merkezine Şehirleri Koyuyoruz"

Bakan Kurum, buluşmanın ana başlığını "İklim Değişikliği, Afet Yönetimi ve Kentsel Dirençlilik" olarak belirledi. İklim değişikliğinin şehirlerin risklerini büyüttüğünü, afet yönetiminin hazır kurumlar ve güçlü koordinasyon gerektirdiğini aktardı. Kentsel dirençliliğin ise insanı, ekonomiyi, şehri ve yaşam kalitesini güçlendiren bir şehircilik vizyonuna dönüştüğünü sözlerine ekledi. COP31 Başkanı olarak bu yolculuğun merkezine şehirleri koyduklarını söyleyen Kurum, iklim eylemini sahaya indirerek çözümü şehirlerde büyütmek ve dirençli, sürdürülebilir, insan odaklı şehirleri küresel iklim gündeminin ana başlıklarından biri yapmak istediklerini vurguladı. Kasım ayında Antalya'da yapılacak zirveyi yalnızca teknik müzakerelerin yürütüldüğü bir toplantı olarak görmediklerini, şehirlerin sorunlarına cevap veren, yerel yönetimlerin gücünü görünür kılan ve sözleri somut sonuçlara dönüştüren bir çözüm platformu olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

"Depremde 850 Bin Yapı Kullanılamaz Hale Geldi"

Kurum, Hatay'daki programın, Türkiye'nin iklim ve şehircilik vizyonunun sahadaki en anlamlı duraklarından biri olduğunu belirtti. Hatay'ın acının yanında dayanıklılığı, umudu ve yeniden kurma iradesini de hatırlattığını dile getirdi. 6 Şubat 2023'te Türkiye'nin tarihinin en uzun gününü yaşadığını, 11 ilde 14 milyon insanın felaketten doğrudan etkilendiğini, 110 bin kilometrekarelik geniş bir alanda büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldıklarını ve binlerce can kaybı yaşandığını aktardı. Yaklaşık 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiğini, insanların evlerinin eski yerini bile bulmakta zorlandığını ve bu acının herkesin hafızasına kazındığını anlattı. Ancak o en uzun gecede bile umutlarını kaybetmediklerini ifade etti.

"Depremde 650 Bin Yardım Görevlisi Sahadaydı"

Deprem sürecinde 650 bin yardım görevlisi, lojistik çalışanı ve arama kurtarma personeliyle sahada olduklarını vurgulayan Kurum, 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle tek yürek olduklarını dile getirdi. Fedakar insanların emeğinin, karanlık anlarda ışık olduğunu belirtti. Devlet ve milletin el ele vererek asrın dayanışmasını asrın inşa seferberliğine dönüştürdüklerini aktardı. Şu anda bulundukları Hatay'ın, depremin en ağır vurduğu il olduğunu ve yeniden inşa aşamasında en çok burada zorlandıklarını ancak geldikleri noktada tüm şehirleri, tarihi ve kültürel yerleri de dahil olmak üzere ayağa kaldırdıklarını söyledi. Tüm bu çalışmaları yaparken üretim hızını saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdıklarını kaydetti. 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlara teslim ettiklerini belirtti. 455 bin konutu, nüfus bakımından Litvanya, yüz ölçümü açısından Bulgaristan ve İzlanda kadar bir ülkeyi 2 yılda altyapısı, okulları, iş yerleri, parkları, ibadethaneleriyle topyekûn bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa ettiklerini anlatırken, inşa çalışmasının her aşamasında çevreyi koruyarak adım attıklarını, enkaz atıklarını yeniden değerlendirmek için devasa bir geri dönüşüm merkezi kurarak atıkları dönüştürdüklerini ifade etti.

"500 Bine Yakın Ev İklim Dirençli Ve Enerji Verimli"

Hatay'a Türkiye'nin en büyük arıtma tesislerinden birini kazandırdıklarını kaydeden Kurum, yaptıkları 500 bine yakın evin tamamının iklim dirençli, sıfır atık uyumlu ve enerji verimli olduğunu belirtti. Bunun kolay olmadığını, kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla bu noktaya geldiklerini söyledi. Bunu yalnızca bir inşa başarısı olarak görmediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yaraları sarma, güveni yeniden kurma ve umudu ayağa kaldırma iradesi olarak değerlendirdiklerini dile getirdi. Afet yönetiminin sadece afet sonrası mücadele değil, riskleri görmek, yapı stokunu güçlendirmek, yerel yönetimleri desteklemek ve şehirleri dirençli biçimde kurmak olduğunu bildiklerini aktardı. Bu anlayışla, burada edindikleri tecrübeyle ülkede riskli yapı dönüşümünde yeni bir evreye geçerek kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini ifade etti. Hem kentsel dönüşüm hem de çok uygun koşullarla sundukları sosyal konutlarla şehirleri afetlere dirençli hale getireceklerini belirtti. Kentsel dirençliliğin afet yönetimi ile iklim değişikliğini ayırmadığını, aynı vizyonun parçası olarak gördüğünü sözlerine ekledi. Bir şehrin depreme karşı güvenli, iklim risklerine uyumlu, enerji verimli ve altyapısıyla güçlü olması, insanlarına güven, aidiyet ve yaşam kalitesi sunması gerektiğini söyledi. Bugün dünya şehirlerinin; kentsel ısı adası etkisi, artan enerji talebi, hava kirliliği, su güvenliği ve altyapı baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Kurum, insanların güvenli binaların yanında temiz hava, güvenilir su, etkin atık yönetimi ve uygun maliyetli enerji istediğini, bu taleplere ancak iklime dirençli kentler inşa ederek cevap verebileceklerini dile getirdi.

"Hatay Deklarasyonu İnsanlık İçin Referans Olacak"

Bakan Kurum, küresel enerji tüketiminin yaklaşık dörtte üçünün şehirlerde gerçekleştiğine, sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 70'inin şehirlerden kaynaklandığına dikkat çekti. Bu tablonun, şehirlerin yalnızca büyüyen yerleşim alanları değil, iklim eyleminin ana mekanları olduğunu gösterdiğini söyledi. Depremden etkilenen 11 ilde tam da bu anlayışla hareket ettiklerini, tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini yeni bir yol haritasına dönüştürdüklerini anlattı. Bu yol haritasını verimlilik, çevre dostu yapılar, sıfır atık, akıllı sistem yönetimi ve sürdürülebilir yerleşim ilkeleri üzerine kurduklarını ifade etti. "Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine uygun tasarladık; enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. Bu yaklaşımı yalnızca deprem bölgesinde değil, 81 ilimizin tamamında benimsiyoruz" şeklinde konuştu. Tüm bu adımları 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ve Yeşil Kalkınma Vizyonu ile uyum içinde attıklarını dile getirdi. COP31'de dayanıklı şehirlerin desteklenmesini, uluslararası iklim gündeminin temel önceliklerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Küresel çapta binaların emisyonlarını azaltmaları gerektiğini, yeşil bina sertifikasyon sistemlerini güçlendirmeleri gerektiğini, dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeleri gerektiğini ve dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmaları gerektiğini sözlerine ekledi. Bu başlıkların yalnızca Türkiye'nin öncelikleri olmadığını, şehirlerin ortak ihtiyacı ve insanlığın ortak geleceğine karşı sorumlulukları olduğunu vurguladı. Bu programın sonunda hazırlanacak Hatay Deklarasyonu'nun dünya şehirleri için, tüm insanlık için güçlü bir referans olacağına yürekten inandığını söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız