Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri, ülkedeki kira krizinin merkez üssünün değiştiğini ortaya koydu. Yıllık yüzde 38,5'lik kira artış oranıyla İzmir, yüzde 38,1'de kalan İstanbul'u geride bırakarak Türkiye'nin zirvesine yerleşti. Kentteki asıl sarsıntı ise son beş yılda yaşanan ve ortalama kiraları yaklaşık 10 katına fırlatan fiyat patlaması oldu.
Bu durum, şehirde yaşayan yaklaşık 1,46 milyon hanenin yüzde 31,1'ini oluşturan 454 bin kiracıyı doğrudan etkileyen bir barınma sorununa işaret ediyor.

Deprem ve göç dalgası talebi patlattı
İzmir'in nüfusu İstanbul'un dörtte biri olmasına rağmen kira artışında liderliğe yükselmesinin ardında yapısal nedenler yatıyor. Özellikle 2020 yılında yaşanan deprem, güvensiz binalarda oturan kiracıları daha sağlam konutların bulunduğu bölgelere yönlendirerek ani bir talep artışı yarattı.
Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binalardan çıkan kiracıların yeni ev arayışına girmesi, şehrin aldığı yoğun iç göç ve yeni konut arzının talebi karşılamakta yetersiz kalması, mevcut konut stoku üzerindeki baskıyı katladı.

Tahliye davaları dört yılda beşe katlandı
Kira bedellerinin piyasa rayicinin çok altında kalması, mülk sahipleri ile kiracılar arasındaki gerilimi adliye koridorlarına taşıdı. Türkiye genelinde 2020 yılında sadece 28 bin 430 olan tahliye davası sayısı, 2024'e gelindiğinde yaklaşık beş kat artarak 127 bin 676'ya ulaştı.
İzmir'deki mahkemelerde en sık görülen davalar; ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar ve tahliye taahhütnamesine dayalı başvurulardan oluşuyor. Mülk sahibinin "kendim oturacağım" diyerek kiracıyı çıkardıktan sonra evi daha yüksek bedelle yeniden kiralaması gibi kötüye kullanım vakaları, tazminat sorumluluğu doğursa da caydırıcı olamıyor.
Bakan Tunç açıkladı: 23 bin kişi arabulucuda anlaştı
Kira uyuşmazlıklarının mahkemelere yığılmasını önlemek amacıyla 2023'te devreye alınan zorunlu arabuluculuk şartı, kısmi bir çözüm sağladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un verilerine göre, İzmir'de 23 bin vatandaş, dava açmadan arabuluculuk masasında anlaşma yolunu seçti.
Türkiye genelinde ise 2024'te yapılan 383 bin 502 başvurunun 135 bin 673'ü uzlaşmayla sonuçlandı. Ancak süreçte kiracıların yasal haklarını bilmeden masaya oturması, güç dengesizliği ve bilgi eksikliği gibi sorunlar hak kayıplarına yol açabiliyor. Arabuluculukta imzalanan anlaşma tutanağının mahkeme kararı (ilam) niteliği taşıması, sürece hazırlıklı girmenin önemini artırıyor.