""
weather
17°
İnşaatın Nabzı Güncel Projeler SDAM: İstanbul'da 600 bin konut yıkılma riski taşıyor

SDAM: İstanbul'da 600 bin konut yıkılma riski taşıyor

Rapor, kentsel dönüşümün ulaşım ve altyapı planlamasıyla entegre edilmemesinin yeni sorunlar yaratacağı uyarısında bulundu.

Genel Yayın Yönetmeni
SDAM: İstanbul'da 600 bin konut yıkılma riski taşıyor

Stratejik ve Düşünce Araştırmaları Merkezi (SDAM) tarafından hazırlanan “İstanbul ve Kentsel Dönüşüm” başlıklı rapor, kentteki deprem tehlikesini Kuzey Anadolu Fay Sistemi'ne yakınlık, zemin yapısı, yapı stoğunun niteliği ve nüfus yoğunluğu parametreleriyle analiz etti. Çalışma, bina yenileme süreçlerinin sadece fiziksel müdahalelerle sınırlı kalmasının sosyal ve teknik açıdan yetersiz olduğuna işaret ediyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2025 yılı verilerine dayandırılan raporda, İstanbul'da yaklaşık 1,5 milyon konutun yüksek risk altında olduğu belirtildi. Bu konutlardan yaklaşık 600 bininin yıkılma riski taşıdığı vurgulandı. Raporda ayrıca, 16 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümde dönüşüm işlemlerinin tamamlandığı, 291 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların devam ettiği bilgisi paylaşıldı.

Bölgesel dönüşüm örnekleri ve sosyo-ekonomik etkiler

SDAM, İstanbul'daki uygulamaların büyük çoğunluğunun parsel bazlı bina yenilemesi şeklinde ilerlediğini tespit etti. Raporda, Fikirtepe, Sulukule ve Gaziosmanpaşa bölgeleri özelinde incelemeler yapıldı. Fikirtepe'de eski yapıların yerine yüksek katlı binaların inşa edilmesinin bölgenin ekonomik değerini artırdığı ancak bunun yanında nüfus yoğunluğu ve trafik problemlerini derinleştirdiği kaydedildi.

Sulukule örneğinde ise fiziksel yenilemenin mahalle kültürü ve sosyal dokuya olan etkileri ön plana çıkarıldı. Gaziosmanpaşa'da ise mülkiyet sorunları ve uzlaşma eksikliğinin projelerin süresini uzattığı belirtildi. Rapor, dönüşüm sonuçlarının değerlendirilmesinde sadece yenilenen bina sayısına odaklanılmaması gerektiğini; ulaşım ağları, altyapı kapasitesi, yeşil alan miktarı ve sosyal donatı ihtiyaçlarının da hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

Finansman modellerine değinen çalışmada, hibe, kredi ve taşınma desteği içeren “Yarısı Bizden” kampanyası önemli bir araç olarak değerlendirildi. Ancak artan inşaat maliyetleri, finansman sıkıntısı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının dönüşüm sürecindeki temel engeller arasında yer aldığı ifade edildi.

Kiracıların durumuna özel bir bölüm ayıran SDAM, bu grubun karar alma ve destek mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini belirtti. Mevcut kira yardımlarının piyasa koşullarının gerisinde kaldığına dikkat çekilen raporda, kiracılara sosyal konut ve geçici barınma imkanları sunulması önerildi. Ayrıca dönüşüm önceliklerinin şeffaf ölçütler ve ortak bir risk envanteriyle belirlenmesi, hak sahiplerinin bilgilendirilmesi ve sürecin mahalle ölçeğinde planlanması çağrısı yapıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız