""
weather
16°
İnşaatın Nabzı Güncel Projeler Yargıtay: Eski damada 'kira' davası açılamaz, el yazısı borç senedi delil sayılır

Yargıtay: Eski damada 'kira' davası açılamaz, el yazısı borç senedi delil sayılır

İstanbul'da yaşayan bir baba, kızının boşandığı eşinden ev kirası ve altın-döviz borcu talep etti. Yargıtay kira isteğini reddederken, el yazısı borç belgesinin değerlendirilmemesini hukuka aykırı buldu.

Genel Yayın Yönetmeni
Yargıtay: Eski damada 'kira' davası açılamaz, el yazısı borç senedi delil sayılır

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kızının eski eşine karşı hem kira hem de nakdi borç alacağı talebiyle dava açan kayınpederin başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, taraflar arasında resmi veya yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle kira talebini reddederken, adi senet niteliğindeki borç belgesinin dikkate alınmamasını hatalı bularak bu kısmı bozdu.

Olay, İstanbul'da ikamet eden bir kişinin, 2020 yılında kızının eski eşine Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmasıyla başladı. Davacı, kızının evli olduğu dönemde kendi adına kayıtlı olan konutta yaşadıkları için kira bedeli istedi. Ayrıca, evlilik sürecinde eski damadına verdiği iddia ettiği altın ve döviz cinsinden borçların tahsilini talep etti.

Davalı taraf ise herhangi bir borcunun olmadığını savunarak, söz konusu konutta eşinin ailesiyle birlikte oturduklarını ve aralarında hukuki bir kira ilişkisi kurulmadığını belirtti. Eski damat, kayınpederinin boşanma sürecini kabullenemediği için bu davayı açtığını ileri sürdü.

Yerel mahkeme, hem kira hem de diğer borç iddiaları yönünden davanın reddine karar verdi. İstinaf yoluna giden davacının başvurusu da reddedilince dosya Yargıtay'a taşındı. Yüksek mahkeme, iki farklı başlıkta inceleme yaparak ayrı kararlar verdi.

Kira ilişkisi kanıtlanamadı, borç senedi göz ardı edildi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira talebine ilişkin yerel mahkeme kararını onadı. Gerekçede, evin beş yıl boyunca davacının kızı ve eski damadı tarafından kullanıldığı, ancak taraflar arasında herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığı vurgulandı. Kararda, "Mahkemece ret kararı verilmiş olması doğru görülmekle, davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." ifadelerine yer verildi.

Mahkeme, döviz ve altın alacağına ilişkin bölümde ise farklı bir yaklaşım sergiledi. Davacı kayınpederin, eski damadı tarafından el yazısıyla kaleme alınan ve üzerinde borç miktarları ile "aldım" ibaresi bulunan bir kağıdı delil olarak sunduğu belirtildi. Yargıtay, bu belgenin hukuki niteliğini değerlendirirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulundu.

Kararda, adi senedin tanımı yapılarak, "Adi senet, bir borç ve hak doğurmak ya da bir borcu veya hakkı kanıtlamak amacıyla düzenlenen, resmi makamların katılmadığı, taraflarca düzenlenen, borçlunun imzasını içeren yazılı belgedir." hükmüne işaret edildi. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça tarafların iddialarını ispatla yükümlü olduğu hatırlatılan kararda, söz konusu belgenin mahkeme tarafından değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğu kaydedildi. Bu eksiklik nedeniyle Yargıtay, borç alacağı yönünden verilen kararı bozdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız